Dün gece sen uyurken kizila boyadim denizleri, uçurumdan attim sessizligi, haber saldim rüzgarlara, fisildasinlar kulagina seni ne kadar çok özledigimi...
Sana dogru bir kelebek uçurdum, daglari denizleri asti seni buldu, yanagina ufacik bir öpücük kondurdu. Hissettin mi?
Yine sensizliğin bir gecesinde, Avuçlarıma iniyor gökyüzünün bütün karanlığı, Ilık ılık akıyor yüreğime hasretin, Taa oralardan o uzak diyarlardan, Senden, yaşadığım topraklardan, Hüzün dolu bir nağme doluyor dudaklarıma, Ürperiyorum, gözlerim nemleniyor,
Avuçlarımda tutacağım mayınların yerine. Acele giden gece zamanlarında çarpacağım bir duvar emniyetinde gülüşünü ver bana. Düşerken dibe, soluklanacağım ama asla tutmayacağım ellerini ver bana. Tercüme edilmemiş öfkeler seyrelsin ömründe
Kimsesiz Bir Gökyüzüne Lâl bir dilin tüm sesiyle haykırması kadar sağır, Karanlık sularda,bir âmânın gözlerini araması kadar kör; Yani anlamsızlığa yeni anlamlar yükler gibi Yalnızca yalnızlığa anlatıyorum kendimi Çıkmaza düşmüş şiirlerin koynunda